29 Nisan 2011 Cuma

Göçmenleri Sahtekar Danışmanlardan Korumak


Kanada’ya göçmen olmak isteyen ve bu yüzden göçmenlik danışmanlarından ya da avukatlardan yardım isteyen göçmen adayları artık 23 Mart’ta yürürlüğe giren ve bundan sonra da uygulanacak olan C-35 Yasası (Bill C-35) sayesinde daha güvende olacaklar. Bilindiği gibi Göçmenlik Bakanı Jason Kenney’in geçen Haziran ayında sunduğu C-35 Yasası “Dolandırıcı Danışmanları Önleme Yasası” (Cracking Down on Crooked Consultants Act) artık yetki sahibi olmayan kişilerin göçmenlik danışmanlığı ve hizmetleri vermesini suç haline getirecek.


Bu yeni yasa ile birlikte Bakan göçmenlik danışmanlarını regüle edip sektör için gerekli tedbirleri alacak yeni bir organ seçme hakkı da elde etti. Daha önce de bahsettiğim üzere Ottava’ya karşı sorumluluk sahibi olacak olan bu yeni organ Kanada Göçmenlik Danışmanları Düzenleyici Kurulu (The Immigration Consultants of Canada Regulatory Council –ICCRC) oldu. Seçiciler komitesi tarafından uygun görülen bu kurul göçmenlik danışmanlarının mesleki uygulamalarının yasaya uygunluğunu ve yetkili danışmanların hizmetleri esnasında mesleki saygınlıklarını gözetip gözetmeyeceklerini denetleyecek ve gerektiğinde istenilen konuda Bakan’a detaylı bilgi verecek.

Halihazırda bilindiği üzere benimde üyesi olduğum Kanada Göçmenlik Danışmanları Odası (the Canadian Society of Immigration Consultnats, CSIC) göçmenlik danışmanlarının odası hizmetini yürütüyor. Bu kendi kendini yöneten oda Ottawa tarafından resmi olarak tanınmadığından dolayı Kanada Federal Hükümetine karşı da sorumlu değil.

Kanada içinde veya benim gibi Kanada dışında Kanada göçmenlik hizmeti veren göçmenlik danışmanları bundan sonra yeni oluşturulan ICCRC’ye (Kanada Göçmenlik Danışmanları Düzenleyici Kurulu) üye olmak zorunda artık. Yeni yasa ile birlikte yetkisi olmadan göçmenlik danışmanlığı veya hizmeti veren kişiler 20.000 dolardan 100.000 dolara kadar para cezası ödemeyi göze alacaklar. Tabii ki C-35 Yasası, herhangi bir eyalet barosuna aktif olarak kayıtlı avukatları, Chambre des notaires du Quebec üyesi Kebek noterlerini, ücret vermeden göçmen adaylarına hizmet veren kişileri (arkadaş veya aile üyeleri) kapsamıyor.


İnsanları göçmenlik konusunda sahtekarlık faaliyetlerinden korumak için bilgilendirme sebebiyle Kanada hükümeti geçen ay göçmen adaylarını bu tür sahtekarlara karşı korumayı amaç edinen ve Kanada Göçmenlik Danışmanları Odası (CSIC) ve Kanada Göç Enstitüsü (Canadian Immigration Institute CMI) tarafından göçmenlik danışmanlarını gözünü para hırsı bürümüş kişiler olarak lanse ettiği iddialarına maruz kalan tartışmalı çok dilli reklam kampanyalarına da girişti.

Paris, Beijing, New Delhi, Chandigarh, Hong Kong ve Manila’ya ziyaretlerde bulunan Göçmenlik Bakanı Jason Kenney ziyaret ettiği ülkelerin üst düzey yetkilileri ile de görüşerek konunun hassasiyetinin üzerinde durdu. Kanada’ya en çok göçmen Filipinler, Pakistan, Çin ve Hindistan gibi ülkelerden geldiği için Kanada Göçmenlik Bakanlığı bu konunun tanıtımını orada da bizzat kendisi yapıyor.
Şimdi gelelim Türkiye’ye. Kanada Göçmenlik Bakanlığının burada konu ile ilgili somut bir etkinliği olmadı. Kanada Göçmenlik ve İltica Yasasını ve Yönetmeliklerini (IRPA Immigration and Refugee Protection Act and Regulations) mesleğimiz gereki biz zaten günlük takip ediyoruz. Acizane yasa ya da yönetmeliklerdeki majör değişiklikleri zaten gerek kendi bloğumuzda gerekse web sitemizde okurlarımıza bildiriyoruz. Fakat burada bu hizmeti almak isteyenlere de görevler düşüyor. Bırakın İngilizce bilmeyen bir kaynakçı ustasını iyi bir meslek ve kariyer sahibi insanların bile bu tuzaklara düştüğü görülüyor. Daha önceki sair olaylarda Türkiye’de ki bir danışmanlık firmasının faaliyetlerinden zaten herkes haberdar. Bunun dışında yeni bir sahtekarlık olayından bahsetmek isterim.

Vancouver’dan birisi beni aradı iki gün önce. Vancouver’de çalışan bu arkadaş benden şu an Giresun’da olan bir arkadaşı için yardım istedi. Konuyu daha iyi anlarım umuduyla ben Giresun’daki bu kaynak ustasını aradım. Aradığımız kişi Kanada göçmenlik reklamı olan bir internet sitesinde bir form görmüş ve oldukça basit olan formu doldurup ekine de bir CV’sini koymuş ve siteye göndermiş. Bir iki gün sonra da Ankara’daki Kanada Elçiliği (!) +90 (312) 409 27 00 numaradan kendisini aramış (bu arada bu numara Ankara’daki Kanada Elçiliği’nin resmi numarasıdır). Elçilikten aradığını söyleyen kişi arkadaşımıza evrakların hazır olduğunu (!) en kısa zamanda danışmanını seçmesi gerektiği (!) dosyanın işleme hazır olduğunu (!) bildirmiş. Bu telefon görüşmesiyle sevinen arkadaşımızda evraklarını gönderdiği şirketi aramış. Şirkette telefon görüşmesini doğrulamış, ne kadar çok hızlı çalıştıklarını da söyleyip hemen para istemişler. Kişi başı 500 doların hemen ödenmesi gerektiğini aksi takdirde dosyanın işlemlerinin devam etmeyeceğini bildirmişler. Ne müthiş bir numara! Düşünsenize biz bazen Elçiliğe bir konuda mektup yazıp cevabını bazen günler ve haftalarca beklerken, Elçilik sizi arıyor ve her şeyin hazır olduğunu söylüyor.

Tabi arkadaşımız biraz da Giresun’lu olmasının avantajıyla (Giresun yurtdışına en çok göçmen ve kaçak gönderen en nadide yerimiz, onlar böyle basit numaraları yemezler) hemen Vancouver’deki hemşerisini aramış. Benim de hikayeden böyle haberim oldu.

-Şimdi ben ne yapayım? Parayı ödeyeyim mi? dedi arkadaş bana telefonda. Önce şaşkınlığımı hazmettim, bir süre durup nefes aldıktan sonra kendisinden bu şirketin tüm bilgilerini istedim. Ankara’daki şirketteki kişilerin adını, telefon numaralarını, web sitesi bilgilerini aldıktan sonra ufak bir araştırma yaptım. Telefon ettiğim kişi bana da hemen CV’mi göndermem gerektiğini vs söyledi. Ben de bir arkadaştan rica edip onun CV’sini gönderdim. Şu an beklemedeyim. İki gün geçti hala bir tık yok. Biz bir yılda bir Nitelikli Eleman Başvurusu sonuçlanınca bunu müjde ile müşterilerimize bildirirken bu firma benim işimi iki günde yapacak öyle mi? Kaçırırıyım bu fırsatı?

Neyse. Sizin de anladığınız gibi bu olay kesinlikle bir sahtekarlık olayıdır. Bir kere iki gün içinde hiçbir başvuru için (ki Federal Nitelikli Eleman başvurusunun ilk adımı Kanada içinde CIO ofisine yapılır, Elçiliğe değil) Kanada Elçiliği sizi aramaz. Size, “danışmanınızı seçin” demez. Onlar için danışman veya avukat farketmez, zaten danışman veya avukat zorunluluğu bile yoktur ve hiçbir göçmenlik müracaatı (öğrenci vizesi de dahi) iki günde sonuçlanmaz. Bu tür olaylar çok hızlı bir şekilde sonuçlanıyorsa mutlaka bir maraz vardır diye düşünün. Yoksa yasal olarak böyle bir yöntem olsa biz kullanmaz mıyız?

Son olarak da arkadaşı Kanada Elçiliği’nin araması konusu var. Burada iki ihtimal beliriyor. Birinci ihtimal Elçilik içinde bir kişinin dışarıdaki bir kişi ile ortak çalışması durumu ki bu konuyu zikretmek veya irdelemek hatta ihtimaline inanmak bile istemiyorum. İkinciside bu firmanın Ankara’da olması sebebiyle acaba diyorum bir makine veya bir sistem ile arayan kişinin herhangi bir numarayı (mesela Elçilik numarasını) karşı tarafın cep telefonuna gösterme imkanı varmı? Yani ben evden arıyorum ama aranan kişinin telefonunda başka bir telefon (mesela Elçiliğin telefon numarası) görünüyor ve bende Elçilik görevlisi gibi konuşuyorum. Outlook kullananlar bilirler Gönderen (From) kısmına istediğini maili yazabilirsiniz. Karşı taraf o mail adresinden gönderilmiş gibi algılayacaktır. Bu tarz bir sistem olabilir mi diye düşünüyorum.

Aman dikkat edin. İşte bu dolandırıcılar yüzünden daha çok Garanti Kanada Vizesi (Canadian Visas Garanteed), Kanada’da dolgun maaşlı iş, (High paid jobs in Canada), Kanada pasaportunuzu hemen alın (Get Your Canadian Passport now) gibi göze çarpan ve kesinlikle doğru olmayan ifadelere (catch phrases) aldanan ve paralarını ve umutlarını kaptıran insanlar olacak.

En acısı da ne biliyor musunuz? Bu tür dolandırıcılık kurbanı olan bazı kişilerin bana gelmesi ve elindeki tüm evrakları göstererek yakınmaları ve bir çare aramaları. Hikayelerini dinleyip üzülüyorum. O kadar para ve zaman kaybettikten sonra ben ne yapabilirim ki?

Murat Kandemir, 29 Nisan 2011

1 yorum: