12 Temmuz 2015 Pazar

Kanada Ekspres Giriş Sisteminde 12 inci Çekilişler Yapıldı

Kanada’ya göç etmek isteyenlerin yerleştirildiği aday havuzundan 12 inci ekspres giriş çekilişi Kanada Vatandaşlık ve Göçmenlik Bakanlığı (CIC) tarafından 26 Haziran’da yapıldı. Çekilişte 463 ve üstü puan alan 1.516 kişiye göçmenlik başvuru yapması için davetiye gönderildi. Çekilişte kabul edilecek puan seviyelerinin (CRS) düşüşte olduğu gözlemlendi.

Havuzdaki adayların seçilebilme şansını çeşitli kriterlerden aldıkları CRS puanı belirliyor. Bir aday toplamda en çok 1.200 puan alabiliyor. Bunun 600 kadarını eğitim, dil seviyesi, yaş, iş tecrübesi ve uyum gibi insan sermayesi faktörleri belirlerken diğer 600 puanı ise Kanadalı bir işverenden alınmış iş teklifi belirliyor.

Kanada göçmenliği için ekspres giriş sistemine başvuran adaylar ön şartları taşıdıklarında önce bir aday havuzuna yerleştiriliyor ve her ay en az iki defa yapılan çekilişlerde puanlarına göre seçilmeyi bekliyorlar. Bir aday havuzda en çok bir sene kalabiliyor. Bu süre zarfında seçilmeyen adaylar sistem tarafından dışarı çıkarılıyorlar. Bir sene süresince seçilmeyen adaylar tekrar aday havuzuna giriş yapabilirler.

Seçilmek için gerekli olan CRS puanının iyice düştüğü 12 inci çekiliş şu ana kadar davetiye alamamış adaylar için olumlu bir gelişme sayılabilir. Son üç çekiliştir gerekli olan puan seviyesi düşüşte.

Kanada eyaletlerinin aday göçmenlik programlarının da ekspres giriş sistemine entegre edilmesiyle birlikte göçmenlik için aday havuzunda bekleyenlerin seçilmek için daha fazla şansları olduğunu söyleyelim.

Göçmenlik davetiyesi alan adayların gerekli olan evrakları toplayıp e-başvuru yapmaları için 60 günleri var. Kanada devleti göçmenlik başvurularını altı aydan daha az bir sürede sonuçlandırmayı taahhüt ediyor.

1 Ocak 2015’te yürürlüğe giren ekspres giriş sisteminde ilk çekiliş 31 Ocak’ta yapıldı. En son çekiliş ise 10 Temmuz’da gerçekleştirildi. Bir adayın çekilişte seçilme şansı için minimum 453 puana ihtiyacı var. Her bir çekilişte ortalama 900 davetiye düzenlenirken 10 Temmuz’daki çekilişte 1.516 davetiye sahiplerini buldu. Şu ana kadar düzenlenen ITA sayısı ise 13.519. 
     

Kanada Ekspres Giriş Sistemi Çekilişleri

Ekspres Giriş Çekilişleri
Davetiyelerin (ITA)
Düzenlenme Tarihi
Düzenlen
Davetiye Sayısı
Minimum
CRS Puanı
Programlar
1. Ekspres Giriş Çekilişi
31 Ocak 2015
779
886
Tüm Programlar
2. Ekspres Giriş Çekilişi
7 Şubat 2015
779
818
Tüm Programlar
3. Ekspres Giriş Çekilişi
20 Şubat 2015
849
808
Tüm Programlar
4. Ekspres Giriş Çekilişi
27 Şubat 2015
1,187
735
Tüm Programlar
5. Ekspres Giriş Çekilişi
20 Mart 2015
1,620
481
Tüm Programlar
6. Ekspres Giriş Çekilişi
27 Mart 2015
1,637
453
Tüm Programlar
7. Ekspres Giriş Çekilişi
10 Nisan 2015
925
469
Tüm Programlar
8. Ekspres Giriş Çekilişi
17 Nisan 2015
715
453
Tüm Programlar
9. Ekspres Giriş Çekilişi
22 Mayıs 2015
1,361
755
Tüm Programlar
10. Ekspres Giriş Çekilişi
12 Haziran 2015
1,501
482
Tüm Programlar
11. Ekspres Giriş Çekilişi
27 Haziran 2015
1,575
469
Tüm Programlar
12. Ekspres Giriş Çekilişi
10 Temmuz 2015
1,516
463
Tüm Programlar


Murat Kandemir, 12 Temmuz 2015

10 Temmuz 2015 Cuma

Ontario Eyaleti Göçmenlik Evraklarında ATIO Onayı İsteyecek

Ontario Vatandaşlık, Göçmenlik ve Uluslararası Ticaret Bakanlığı (MCIIT) göçmenlik evraklarının ATIO (Ontario Mütercim Tercümanlar Odası) onaylı tercümanlar tarafından çevrilmesini zorunlu kıldı.

Sonuçtan memnunluk duyan ATIO, öteden beri MCIIT bünyesinde lobi yapıyordu. Artık MCIIT tarafından yürütülen Ontario Eyalet Aday Programı’nda (OOPNP) göçmenlik başvurularıyla birlikte sunulan ve İngilizce olmayan evraklar 3 Haziran 2015 tarihinden itibaren sadece ATIO onaylı çevirmenlerce tercüme edilebilecek.

Eyalete gelmek isteyenlere ve Ontario’lu işverenlere aday kategorileri, kriterler ve istenilen formlar ve evraklar gibi ihtiyacı oldukları tüm bilgiyi sunan OOPNP programı rehberinde MCIIT’nin yeni tercüme politikası yer aldı.

Hazırlanan yeni OOPNP rehberlerinde “Ontario içinde başvuru yapacaksanız yaptıracağınız tercümeler Ontario Mütercim Tercümanlar Odası’na (ATIO) sertifikalı çevirmenler tarafından yapılmalıdır” ifadesi yer aldı.

Ayrıca eyalet dışından yapılacak başvurularda da “OOPNP, sizden sunacağınız tüm tercümelerin ATIO onaylı çevirmenler tarafından yapılmasını isteme hakkını saklı tutar” ifadesi de yer aldı.

Ontario eyaleti bu kararla göçmenlik sürecinde sunulacak yabancı dildeki belgelerin İngilizceye çevrisinin ATIO onaylı tercümanlar tarafından yapılmasını isteyen ilk eyalet oldu. Tüm çevriler yüksek kalitede ve standartlarda yapılmış olacağını düşünen ATIO karardan oldukça memnun.   


Murat Kandemir, 10 Temmuz 2015

9 Temmuz 2015 Perşembe

Kanada’da Telefon Dolandırıcılarına Dikkat

Özellikle yeni Kanada vatandaşı olanları hedef alan dolandırıcılar Mayıs 2015 itibariyle yürürlüğe giren ve oldukça tartışma yaratan Kanada vatandaşlık kanununu (C-24)  kullanarak çiçeği burnunda vatandaşları arayarak tehdit ediyor ve ülkeden sınır dışı etmemek için para istiyorlar.

Vatandaşları arayan kişiler kendilerini Kanada Vatandaşlık ve Göçmenlik Bakanlığı (CIC) yetkilisi gibi tanıtıyor, arananlardan bazı formlar doldurması isteniyor ve istediklerinin yapılmaması halinde ülkeden kovulacağı tehdidinde bulunuyor.

Sadece yeni vatandaş olanlar değil yıllarca Kanada’da yaşayanlarda aranıyor. Aranan kişiye özel bazı şahsi bilgiler paylaşıldıktan sonra güven kazanılıyor ve yeni vatandaşlık kanunun bazı maddelerinden bahsedilerek kayıt işlemi yapılması (register) gerektiği ya da aranan kişinin form doldurması gerektiği gibi taleplerde bulunuluyor. Arayan kişi otoriter konuşuyor ve kanunun bazı maddelerinden bahsederek kendisini gerçekten bir göçmenlik memuru olduğuna inandırıyor.

Yeni vatandaşlık kanununun yürürlüğe girmesi sonrası kamuoyunda zaten ikinci vatandaşlığı olan Kanadalıların vatandaşlıktan kolayca çıkarılacağı hakkında bir yargı oluşmuş. Bu yargının üzerine göçmenlik bakanlığı yetkilisi olarak aradığı düşünülen birisinin ciddi bazı taleplerde bulunması yoksa vatandaşlığının geri alınacağını belirtmesi yeni kurbanların telefon dolandırıcılarının eline düşmelerine sebep oluyor.

25 Haziran’da gazeteci Ashley Csanady’nin National Post gazetesinde yayınlanan haberinde göçmenlik bakanlığı görevlisi sandığı kişiden telefon alan Fatima Ahmed’in hikayesi paylaşıldı. İsmini Richard Brown olarak belirten kişi Kanada Göçmenlik Bakanlığı yetkilisi olduğunu söyledi ve Misssissauga’da yaşayan Fatima Ahmed’ten bazı formları doldurmasını istedi. Ahmed’e kendisinin Kanada doğumlu olmayan bir Kanadalı olduğunu söyleyen kişi istenilenleri yapmasını aksi takdirde ülkeden sınır dışı edileceği tehdidinde bulundu.

28 yaşındaki Fatima Ahmed önce çok heyecanlandı ve telefonu kapattıktan sonra Google araştırması yaptığında arayan numaranın telefon dolandırıcıların kullandığı bir numara olduğunu görünce gerçeğin farkına vardı.

Ahmed arayan kişinin kanunlardan bahsetmesinden etkilenmiş ve arayan kişinin bir otorite olduğuna inanmıştı. Arayanların hem aradıkları kişi hakkında bazı bilgileri paylaşması hem de karmaşık hukuki dil ve referanslar kullanması aranan kişilerin telefon dolandırıcılığına kurban gitmelerini daha da kolaylaştırıyor. Aranan kişinin kanuni bilgi eksikliği de insanları dolandırıcıların hedefi haline getiriyor.

Şu an kamuoyunda güncellenen vatandaşlık yasasıyla (C-24) çifte pasaport sahibi Kanadalıların Kanada vatandaşlıklarının kolayca iptal edileceğine dair bir inanç var. Konuyla ilgili tam bir bilgi kirliliği yaşarken Kanada vatandaşı olmuş göçmenlerde alttan alta bir korku oluşmuş durumda. Bu durum dolandırıcıların bolca kullandığı bir malzeme haline geldi. 

Kanada’da 2015 Mayıs ayı itibariyle yürürlüğe giren yeni vatandaşlık yasası sonrası çeşitli çevrelerin de etkisiyle Kanada vatandaşlığının kişilerden kolayca geri alındığı iddiası ve tartışmaları yaşanıyor. Kanun gerçi sadece ciddi suç işleyen ve hem ulusal hem de uluslararası terörizm suçlamalarından hüküm giyenleri kapsasa da bazı çevreler yasanın göçmenlik bakanına çok fazla takdir yetkisi verdiği ve bunun sonuçlarından çok fazla kişinin etkilenebileceği iddiaları kamuoyunda bolca yer alıyor.

Telefon dolandırıcılığı Kanada’da yeni değil. Dolandırıcılar kendilerini sadece Kanada Göçmenlik Bakanlığı’ndan değil Kanada Maliye Bakanlığı (CRA) gibi resmi yerlerden arıyormuş gibi de davranabiliyorlar. CRA’dan arayan dolandırıcılar aranan kişinin ödemesi gereken bazı ücretleri ya da vergi borçları olduğunu iddia ederek onlardan maddi olarak yararlanmaya yelteniyorlar.

Kanada Kraliyet Polisi’nin (RCMP) Kanada Dolandırıcılıkla Savaş Merkezi (Canadian Anti-Fraud Centre) son zamanlarda hem CIC hem de CRA’dan arandığını düşünen mağdurlardan şikayet telefonları alıyor.

İşte C-24 yasasının çokça eleştirilmesi hatta Kanada vatandaşlığını kolayca iptal edebileceği eleştirilerinin kamuoyunda tartışıldığı bu günlerde yasanın kendisi telefon dolandırıcılarının kullanabileceği yeni bir konu haline geldi.

Sadece 2013’te dolandırıcılıkla savaş merkezine gelen telefonların dördü göçmenlikle ilgiliyken altısı vergi konusuyla alakalı olarak rapor edilmiş. 2014’te CIC’den arandığını düşünen 75 şikayet telefonu alınmış ve 1.251 şikayetçi ise kendilerini CRA’dan arandığını belirtmiş. Merkez 2015 yılında ise şu ana kadar 381 şikayetin CIC’den arandığı iddiasıyla rapor edilmiş ve 2.855 şikayette CRA’dan arandığı iddiasıyla yapılmış. Buradan anlayacağımız sonuç CRA kadar popüler olmasa da dolandırıcıların artık CIC’yi de sıkça kullanmaya başlaması.

Sabit hatlardan arayan dolandırıcıların resmi telefon numaraları aranan kişinin telefonlarında bile görünebiliyor ve bu da inandırıcılıklarını arttırıyor. CIC’den arandığını düşünen kişiler bu durumu CIC’ye de rapor ediyorlar.

Konunun farkında olan bakanlık aranan kişilerin telefon dolandırıcılarının ağına düşmelerini önlemek için bazı konulara açıklık getirdi. Bakanlığın verdiği en önemli mesaj CIC’nin insanları arayarak sınır dışı etmemek için özel bilgi istemedikleri ya da telefonda ödeme talebinde bulunmadıkları açıklamasıydı. Yani CIC görevlisi sizi arayıp sınır dışı edilmemek için şahsi bilgi talep etmiyor ya da ödeme yapmanızı istemiyor.

30 Haziran 2015’te bir genelge yayınlayan CIC tüm Kanada’da telefon dolandırıcılığı olaylarının yaşandığını belirterek kendilerini CIC görevlisi gibi tanıtan dolandırıcılara karşı dikkatli olunması konusunda kamuoyunu bilgilendirdi. CIC, bünyesinde çalışan görevlilerinin hiçbir şekilde telefonla şahsi bilgi ya da para istemediklerini vurguladı.

CIC ayrıca arayan kişilere SIN numaraları, kredi kartı ve banka hesabı gibi bilgilerin asla paylaşılmaması uyarısında bulundu. CIC, dolandırıcı olduğundan şüphelenilen kişilerin isimlerinin bakanlığın 1-888-242-2100 çağrı merkezi numarası ile teyit edilebileceğini de belirtti.

Tehdit edici bir telefon alan kişiler derhal telefonu kapatmalı ve durumu polise rapor etmelidir. Telefon dolandırıcılığı olayları ayrıca Kanada Dolandırıcılıkla Mücadele Merkezi’nin 1-888-495-8501 nolu telefonuna da ihbar edilebilir.

Kendini bilgilendir ve dolandırıcılara yem olma.

Murat Kandemir, 9 Temmuz 2015

5 Temmuz 2015 Pazar

Çin’in İnsan Hakları İhlallerine Karşı Sesini Yükselten Kanadalı Çinli

Nereden ve kimin çıkardığı bilinmiyor ama son günlerde tüm sosyal medya platformlarında Çin’in Uygurlulara karşı çeşitli insan hakları ihlallerinde parmağı olduğu haberleri bolca yer alıyor. Çin’in Doğu Türkistan’daki (Şincan) Uygur Türklerine baskı ve zulüm uyguladığı bilinen bir gerçek fakat son zamanlarda artan haber yoğunluğunun sebebi bilinmiyor. Bazı internet adresleri ortak imza toplayıp Çin’i boykot edip Türk yetkilileri bir şeyler yapması için göreve çağırıyor.

Uygur Türklerinin yaşadığı özerk Doğu Türkistan bölgesi bilindiği gibi Çin topraklarında yer alıyor ve zaman zaman Çinlilerin Uygurlara sistemik olarak uyguladığı işkence, zorla göç ettirme ve eziyete uğratma uygulamalarına maruz kalıyor.

Ramazan ayının gelmesiyle Çin, Doğu Türkistan bölgesinde oruç tutmanın yasaklandığı haberleriyle Uygur Müslümanlarına uygulanan sistemik zor kullanma ve bezdirici politikaların baş aktörü olarak yine gündeme geldi.

Gazete ya da kitap okumaktan çok serbest sosyal medyayı takip etmeyi seven birçok kişi de benzer haberleri hem okudu hem de ateşli bir şekilde paylaştı. Herhangi bir denetlemenin olmadığı serbest kürsü sosyal medyada her türlü provokatif haber paylaşmak oldukça kolay fakat aynı zamanda tehlikeli.

Sosyal medyada Çin hakkında benzer provokatif haber paylaşmak toplum tabanında yer bularak çeşitli reaksiyonları da beraberinde getirdi. Mesela 1 Temmuz’da İstanbul Tophane’deki Happy China adlı Çin lokantası Çin’in Doğu Türkistan Türklerine yönelik baskıları bahane eden bir grubun saldırısına uğradı ve aşçı darp edildi. Halbuki dükkan sahibi Türk ve aşçısı da Uygur Türkü çıktı.

4 Temmuz’da Beyazıt meydanında başlayan Doğu Türkistan’daki Müslümanlara destek olmak için yapılan yürüyüş Sultanahmet Meydanı’nda son buldu. Burada basın açıklaması yapan bir grup Topkapı Sarayı’nda Çinli zannettikleri Koreli bir turist grubuna saldırdı. Zavallı Koreli turistler çevik kuvvet sayesinde olay yerinden uzaklaştırıldı.

Halkımız Çin’in zulmüne o kadar inandı ki Türkiye’deki çekik gözlü olup Çinli olmayanlar bile saldırıya maruz kaldılar.

Yazar Banu Avar yine yazar Emre Çakır’ın Urumçi camiinde toplu iftar resimlerini paylaştı. Doğu Türkistan’da ne namaz ne de oruç yasağı olduğunu hatta camilerde toplu iftarların yapıldığını söyledi. Banu Avar sosyal medya paylaşımında Çin’in baskı yaptığını inkar etmediğini fakat ortalıkta dolaşan resimlerin çoğunun sahte olduğunu belirtti.

Sosyal medya sitelerindeki bu tür paylaşımlar sonrasında belki de ilk defa sosyal medyanın tetiklemesiyle Türkiye Cumhuriyeti devleti dış işleri bakanlığı aracılığıyla konuyla ilgili bir açıklama yapma gereği duymuş ve 30 Haziran’da Uygur Türklerinin oruç tutmalarının ve diğer ibadetlerinin yerine getirmelerinin yasaklandığına dair haberlerin kamuoyunda üzüntüyle karşılandığını belirtti. Dışişleri ayrıca haberlerden duyulan kaygının Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisine iletildiğini de beyan etti.

Çin yönetimi ise Türkiye’ye gitmek isteyen Çin vatandaşlarını uyardı. Çin Doğu Türkistan’da artan gerilim ve şiddet olaylarından ‘radikal İslamcı örgütleri’ sorumlu tutmakta ve uluslararası gözlemcilere ya da yabancı gazetecilere iddiaları araştırmak için bölgede çalışmasına izin vermemektedir.

Bu konuya bir de Kanada’dan katkı sunalım. Bu sene Mayıs ayında Vancouver’de düzenlenen güzellik yarışmasında birinci olarak Kanada güzeli seçilen Çin asıllı Anastasia Lin (25) babasının Çin’de tehdit almasına rağmen insan hakları ihlalleri hakkında konuşmaya devam edeceğini söyledi.

Kanadalı güzel insan haklarına karşı duruşu yüzünden babasının kendisini ziyaret eden güvenlik görevlileri tarafından tehdit edildiğini yine babasından öğrendi.

People magazin dergisine konuşan Lin’e göre Çinli görevliler böyle yaparak kendisine sansür uygulaması gerektiğini hatırlatıyor. Bunun sadece buzdağının görünen yüzü olduğunu iddia eden Lin babasının durumunda milyonlarca diğer babaların da olduğunu ifade etti. Hatta Çinli Kanadalıların ve başka ülkelerden gelenlerinde bu hükümetin yakın takibinde olduklarını iddia etti.

Bu sene özellikle Aralık ayında Çin’de düzenlenecek dünya güzellik yarışmasında Kanada’yı temsil edilmesine izin verilmesi halinde Çin’deki insan hakları ihlalleri konusunda sesini daha da yükselteceğini söylüyor.

Gördüğünüz gibi Çinliler de ülkelerinin bazı ihlalleri karşısında seslerini yükseltiyorlar. 
      
Bir ülkenin bir uygulamasından ötürü masum vatandaşları yerine devletini ve kanun yapıcılarını medeni şekilde protesto etmeyi derhal öğrenmeliyiz.

Murat Kandemir, 5 Temmuz 2015  

30 Haziran 2015 Salı

C-24 Yasası ve Kanada’daki Çifte Vatandaşların Durumu

Kanada vatandaşlık kanunu revize eden ve son aylarda oldukça tartışma yaratan C-24 yasası parlamentodan geçti ve kanunlaştı. Kanada vatandaşı olma kriterlerini daha da zorlaştıran bu kanun içeriği ile özellikle Kanadalı çifte vatandaşları çok ilgilendiriyor. Çifte vatandaşları çok ilgilendiriyor çünkü bazılarının deyimiyle artık de fakto iki sınıf vatandaşlık ortaya çıkmış bulunuyor. Bu iki grup sadece Kanada vatandaşı olanlar ve Kanada vatandaşlığını sonradan edinen ve herhangi bir ülkenin vatandaşı olan çifte vatandaşlardan oluşuyor.

Tartışmalı C-24 yasası ya da asıl adıyla Kanada Vatandaşlığını Güçlendirme Yasası (Strengthening Canadian Citizenship Act) hükümete çifte vatandaş olan ve terörizm, vatana ihanet ve diğer bazı ciddi suçlara karışan Kanadalıların Kanada vatandaşlığını iptal etme yetkisi veriyor.

Geçen ay yürürlüğe girmesinin ardından Kanada kamuoyunda yasanın iki farklı vatandaşlık sınıfı yarattığı ve özellikle ikinci bir vatandaşlığı bulunan Kanadalıların artık “ikinci sınıf vatandaş” olarak görüleceği ve Kanada vatandaşlığının “rasgele bir şekilde” iptal edilebileceği yorumları yapılmıştı.

Peki yeni kanun çifte vatandaşlar için ne anlama geliyor? Daha önce anlatmaya çalıştık. O kadar çok soruya muhatap olduk ki tekrar anlatalım dedik.

Bazı sosyal medya mecralarında yasaya karşı kampanyalar yapılmış ve bu yasayla Kanada vatandaşlığının istenildiği anda geri alınabileceği yorumları yapılmıştı. Simitkokusu gibi bazı tartışma gruplarında devletin bazı gizli kanunları yürürlüğe koyduğu ve artık değil suç işlemek istendiğinde vergi beyannamesi yaptırmayanların bile Kanada vatandaşlığının iptal edebileceği bu yüzden en azından vergi beyannamesinin doldurulması gerektiği gibi yorumlar yazılmıştı.

Peki Kanada vatandaşlık ve göçmenlik bakanının da dediği gibi bir hak değil ama bir ayrıcalık olarak verilen Kanada vatandaşlığı rasgele ve kolayca bir şekilde geri alınabilir mi?

Tabi ki hayır. Yasanın hiçbir yerinde herhangi bir sebeple Kanada vatandaşlığının geri alınabileceği yazmıyor. 29 Mayıs’ta yürürlüğe giren yasada çifte vatandaşların Kanada vatandaşlığı;

-Vatandaşlığı yalan beyan ya da hileli yollarıyla alanlardan,
-Kanada ile direk askeri çatışmaya giren silahlı güçlerde ya da organize silahlı gruplarda  hizmet verenlerden,
-Vatana ihanet ve casusluk yapanlardan ya da ömür boyu hapis cezası alanlardan ve
-Terörizm suçundan hüküm giyenlerden ya da Kanada dışında benzer suçtan hüküm giyenlerden ve beş yıl veya daha fazla hapis cezası alanlardan geri alınabiliyor.

Tabi bu arada BM’nin Vatansızlığın Azaltılması Sözleşmesi’ne taraf olunması sebebiyle Kanada vatandaşlığının elinden alınmasıyla vatansız kalacak kişilerin ne suç işlerse işlesinler Kanada vatandaşlıklarının iptal edilemeyeceğini de belirtelim.

Eleştirilere ve benzer sorulara muhatap olan Kanada göçmenlik ve vatandaşlık bakanı Chris Alexander 10 Haziran 2015’te Vice haber kanalında Justin Ling’in sorularını yanıtladı. İnsanların teröre bulaşmalarını engelleme konusunda hükümetin hiçbir şey yapmadığı ya da bu konuda oldukça ileri gittiği yorumlarına muhatap olduklarını belirten bakan Alexander artık istihbarat birimleri arasında bilgi alışverişinin sağlanması ve göçmenlik bakanına çifte pasaport sahibi vatandaşların Kanada vatandaşlıklarını iptal etme yetkisinin verilmesi sayesinde Harper hükümetinin Kanada’yı terörist yetiştiren bir ülke olmasını engelleyebileceğini belirtti. Her iki inisiyatifin eleştiri oklarını üzerine çekerek anayasaya aykırı olduklarını düşünenlere göre bakan Alexander tam tersini düşünüyor.

Ulusun güvenliği motivasyonu ile hareket eden Alexander “Çifte tabiiyet durumunda Kanada vatandaşlığını iptal edeceğiz. İnsanların vatansız olmalarına yol açmayacağız. Çok az sayıda Kanadalı, terörizm, casusluk ya da vatana ihanet suçlarından hüküm giyiyor. Bu ölçüler umuyorum ki çok az sayıda kişi dışında pek uygulanmayacak” dedi.

Ağır suç işlemedikçe Kanada vatandaşlığımızı kaybetmiyorsak bu sonu bitmeyen tartışma neden peki?

Uluslararası Af Örgütü’nün yanında bazı göçmenlik ve mülteci avukatları C-24 yasasını özellikle vatandaşlık iptali yetkisi veren maddelerini eleştirmiş ve yasanın vatandaşlık iptali kararının federal mahkeme hakimi yerine vatandaşlık ve göçmenlik bakanının ya da yetkilendirdiği bir görevlinin vereceğine vurgu yapmışlardı.

Muhafazakar hükümete göre yasa, yetkiyi bakan ya da onun görevlendireceği birisine vermişti çünkü böylesi daha “az masraflı” ve daha etkin bir süreç demekti, fakat eleştirmenler vatandaşlık iptalinde göçmenlik görevlilerine takdir yetkisi verilirken insanların kanuni haklarından mahrum bırakıldığı eleştirisini yöneltiyorlardı.

Kısacası eleştirenlere göre nerde bir takdir yetkisi (discretion) varsa orada keyfi bir uygulamaya (arbitrary treatment) yer vardır.

Bakan Alexander çok az sayıda ve sadece yukarıda belirtilen suçlardan yargılanan ve hüküm giyen ve ikinci bir vatandaşlığı olan insanların Kanada vatandaşlıklarından mahrum olacağını söyleyerek aslında kapının çok dar olduğunu ima ediyor. Eleştirmenlere göre ise takdir yetkisi sayesinde ek gerekçeler gösterilerek dar olan kapının giderek daha da açılmayacağı ne malum?  

Diğer eleştirilerden biri de bazı Kanadalıların soy, evlilik ve diğer aile bağları yüzünden ikinci bir vatandaşlığı olup olmadığından haberinin bile olmadığı gerçeği. Kanada’da göçmen bir ailenin çocuğu olarak doğmuş ve Kanada pasaportu dışında herhangi bir pasaport taşımayan insanlar da var. Devlet Kanada vatandaşlığını iptal etmek istediği kişinin geldiği ülke, aile ya da kan bağı gibi sebeplerle ikinci bir vatandaşlığı olduğunu da varsayacak. Yani ikinci vatandaşlığından haberi olmayan ve geldiği ülkeden pasaport sahibi olmayan birisi Kanada dışında bir vatandaşlık sahibi olabilme ihtimali de göz önüne alınarak Kanada vatandaşlığından çıkarılabilecek.

Yeni vatandaş olacaklardan istenen Kanada’da ikamet etme niyetinin olması (intent to reside in Canada) kuralı da eleştirileri üzerine çekiyor.

‘Intent to reside in Canada’ maddesi 29 Mayıs’tan sonra Kanada vatandaşı olmuş ve çeşitli sebeplerle Kanada dışında yaşayanları vatandaşlık iptali ihtimaline karşı savunmasız bırakıyor. Yeni Kanadalı olmak isteyen göçmenler artık vatandaş olabilmek için “Kanada içinde ikamet etme” niyetini göstermek zorundayken vatandaşlığı aldıktan sonra Kanada dışında yaşamaları durumunda Kanada vatandaşlıklarının vatandaşlık başvurusu formunda yalan söyledikleri iddiasıyla iptal edilmemesine ne engel olabilir? Kanada içinde yaşamak Kanada vatandaşı olmak için bir ön koşulsa her ne sebeple olursa olsun Kanada dışında yaşamaya başlamak vatandaşlığın iptaline yol açacak bir gerçeğe aykırı beyan (misrepresentation) olarak görülebilir mi? Eğer öyleyse bu çifte pasaport sahibi bir Kanadalının yurt dışında iş, ticaret ya da akademik çalışmalarda bulunması ya da ciddi derecede hasta olan bir yakınına bakamayacak olması anlamına gelmez mi? 

Kimileri gelir kimleri gelmez diyor. Yasa yeni ama bunun çifte vatandaşları nasıl etkileyeceğini vatandaşlık iptal kararlarıyla göreceğiz.   

Sivil haklar savunucu grupları ve Uluslararası Af Örgütü C-24 kanununun çifte vatandaşlara karşı bir ayrımcı tutum içerdiğini, onları “daha az Kanadalı”  olarak görüp Kanada’da doğan vatandaşlarla eşit haklara sahip olmayan kişiler olarak varsaydığını belirtiyorlar.

CTV habere göre British Columbia Sivil Özgürlükler Derneği ikinci bir vatandaşlığı olan Kanadalıların Kanada’da artık ikinci sınıf vatandaş statüsünde olduğunu iddia ediyor.

Toronto bölgesi anayasa avukatı Rocco Galati’de 17 Haziran’da CTV habere verdiği demecinde C-24 yasasına karşı en geç kışın bir dava açılacağını belirtti. Avukat Galati’ye göre C-24 yasasının ilk oluşturulmasından bu yana tartışmalar oluyordu fakat kamuoyunun asıl ilgisi yasanın kanunlaşmasıyla daha da arttı.

2014 yılının Haziran ayında yürürlüğe giren yasa vatandaşlık başvuru ve onaylanma sisteminde büyük değişiklikleri beraberinde getirdi. Artık Kanada vatandaşı olmak isteyenler hem Kanada’da eskisine göre daha fazla ikamet etmek zorunda hem de daha fazla ücret ödemek zorundalar. Yeni yasa vatandaşlık testi muafiyet yaşını da yükseltti.

Bu konuda yazmaya devam edeceğiz. Kanada vatandaşlığı iptal işlemi başlatılan olursa bize yazsın buradan duyuralım.

Hem bakanlığın fikirlerini hem de karşıt görüşlere yer verdim fakat size yine kesin bir cevap veremedim. Sanıyorum bize kesin cevapları biraz da zaman gösterecek.


Murat Kandemir,  Haziran 2015     

Kanada Vatandaşlık Yeminlerinde Peçe Yasağı Tekrar Geliyor

Vatandaşlık yemin törenleri için Kanada Vatandaşlık ve Göçmenlik Bakanlığı (CIC) tarafından getirilen ve daha sonra federal mahkemece iptal edilen peçe yasağı kararı bakanlıkça temyiz edildi.

10 Haziran 2015 tarihli CBC haberine göre Çok kültürlülük Bakanı Tim Uppal ve Altyapı Bakanı Denis Lebel gazetecilere Çarşamba günü Harper hükümetinin vatandaşlık yeminlerinde yüzü kapatan peçenin takılmasına yasak getirecek yeni düzenlemenin detaylarını paylaştı.

Parlamentoda yaz arası verilmesine günler kala çok kültürlülük bakanı Tim Uppal, Harper hükümetinin vatandaşlık yemin törenlerinde peçe takılmasını yasaklayan yasa önerisinin son dakika hazırlandığını belirtti.

Kebek hükümeti eyalet kurumlarında dinsel tarafsızlığı temin etmek amacıyla eyalet hizmetleri almak isteyen kişilerin yüzlerinin açık olmasını isteyen benzer bir yasal düzenlemeyi yürürlüğe koymuştu. Bu yasa eyalet hizmetleri almak isteyen Müslüman kadınların peçe takamaması anlamına geliyor.

Bakan Uppal Muhafazakar parti grup toplantısında Kebek eyaletinin kamu hizmetleri verirken ya da alırken yüzü örtmeyi yasaklayan uygulamasını desteklediklerini belirtti.

Daha önceki benzer kararı federal mahkeme tarafından bozulan Muhafazakar hükümetin yemin törenlerinde yüzü örtmeyi yasaklayan ilgili yasal düzenlemeyi geçirmek için istekli olduğu belirtilirken sürecin Kebek’teki gibi hızlıca sonuçlanmanın aksine zaman alacağı tahmin ediliyor.

Peçe tartışması Ottawa’da iş kadını olan ve peçe takan Mahwash Fatima’nın (33) CBC habere neden kamusal alanda peçe taktığını anlatmasıyla alevlenmişti. Önceki vatandaşlık yemin seremonilerinde peçe takılması yasağı Müslümanların dini inançları olmadan ülkelerine bağlılıklarını ifade edemedikleri tartışmasını gündeme getirmişti.

Bakan Uppal peçe yasağının İslamafobik bir uygulama olduğu iddialarını reddediyor.

Bakan, vatandaşlık seremonisinde büyük Kanada ailesine katılacak kişinin bir ülkeye bağlılığını göstermesi esnasında yüzünün açık olmasını bekliyor.

2011 yılında dönemin göçmenlik bakanı Jason Kenney yayınladığı bir tebliğde vatandaş olmak isteyenlerin vatandaşlık yemini esnasında yüzlerindeki peçe veya burkanın kaldırılması talimatını vermişti.

Vatandaşlık yemini esnasında peçenin takılmasını yasaklayan bu uygulamanın kaldırılmasını ve kadın görevliler tarafından yüzünü kapatan Müslüman kadınların yemininin özel bir bölmede alınabileceği ve ilgili yasanın yeminin edildiğinin görülmesini istemediği iddiasıyla Zunera Ishaq tarafından federal mahkemeye taşınmıştı.

Federal mahkeme hakimi vatandaşlık yeminin yapıldığına dair sadece imza atılması gerekliliği onaylamış ve yasağın vatandaşlık hakiminin görev ve sorumluluğunda olmadığını teyit etmişti.  
Karar hem kamuoyunda hem de siyasilerce oldukça tartışılmıştı.  

Başbakan Harper peçe yasaklayan kararı sonuna kadar savunmuş ve Şubat ayında Kanada ailesine katılan bir kişinin kimliğini gizlemesinin kabul edilemez olduğunu söylemiş ve Kanada toplumunun şeffaf, açık ve tüm insanların eşit olduğu bir toplum olduğunu savunmuştu.

Yasa tasarısının tüm partilerce ortak görüş birliği olmaksızın parlamentoda tam görüşülmesi ve yasalaşması için yeterli zamanın olmadığı belirtiliyor.

Harper hükümeti federal mahkemece reddedilen peçe yasağını tekrar getirmek için elinden geleni yapıyor.

Yasağın yüzün kapatılması ile ilgisi olduğunu saçları örten başörtüsü (hijab, türban vs.) ile ilgisi olmadığını da ekleyelim.  


Murat Kandemir, 30 Haziran 2015

28 Haziran 2015 Pazar

Kanada Eğitim Sektörü Hak ettiği Payı Alamıyor

queensu.ca
Photo credit: queensu.ca
Yabancı öğrencilerin en çok tercih ettiği ülke olan Kanada eğitim sektörü milyonlarca dolar kaybediyor. Uzmanlara göre Kanada uluslararası eğitim sektöründe daha fazlasını hak ediyor.

Uzmanlar vize işlemlerinin uzunluğu ve Kanada’nın akademik kurumları ile hükümet organlarının koordine olamaması gibi sebepleri ülkenin uluslararası öğrenci sektöründen yeteri kadar payı alamamasının ana sebepleri olarak gösteriyor.

Kanada Uluslararası Eğitim Bürosu adlı sivil toplum kuruluşunun tahminlerine göre ülkesinin dışına okumaya giden ve 2010 yılında 4.1 milyon olan uluslararası öğrenci sayısının 2025 yılına kadar 7.2 milyona çıkması bekleniyor.

Yine aynı STK’ya göre Kanada’nın en çok uluslararası öğrenci çeken yedinci ülke konumunda fakat listede daha iyi bir yere gelmesi gerekiyor.

Dış İşleri, Ticaret ve Gelişim Bakanlığı (DFATD)’nın 2012 Kanada Uluslararası Eğitim Ekonomik Etki raporuna göre Kanada’da okuyan uluslararası öğrenciler yılda ortalama 8 milyar dolar harcama yapıyor ve sektör 81.000 kişiye istihdam alanı açıyor.

Bugün uluslararası öğrenciler 8.000 ile 35.000 dolar arası değişen yıllık okul ücreti ödüyorlar. Bu miktarın sadece okul ücreti olduğu bunun yanında barınma, ulaştırma ve yeme-içme gibi başka giderlerinin de olduğu göz önüne alınırsa uluslararası öğrencilerin yaptığı yıllık harcamanın büyüklüğü hakkında fikir edinilebilir.

Geçen sene federal hükümet ülkede okuyan yabancı öğrencilerin sayısının 2022’ye kadar 450.000’e arttırılması için karar almış ve bu sayıda öğrencinin ülke ekonomisine 10 milyar dolar katkı yapacağı ve ek 86.000 yeni istihdam alanı açacağı hesaplanmıştı.

Kanada kendi eğitim sistemini ihraç etmek ve ülkeye daha çok öğrenci çekmek zorunda. Uluslararası eğitim sektöründen Kanada’nın fazla yararlanamadığı bir gerçek. Kanada kendi lisans ve lisansüstü eğitimini markalaştırmak ve pazarlamasını akıllıca yapmak zorunda.

Kanada’nın sunduğu yüksek öğretimin kalitesi uluslararası eğitim sektörünün aslan payını alan ülkelerden hiçte aşağı değil. Uluslararası arenada Kanada eğitim kurumlarının reklamı dünyada hem ülke bazında hem de bölge bazında oluşturulacak ulusal stratejilerle yapılmalı.

Kanada’da okumak isteyen öğrencilerin çekindiği bir diğer konu da vize alma mecburiyeti. ABD ve İngiltere gibi ülkeler de okumak isteyen yabancı öğrencilerden vize istiyor fakat Kanada’nın vize verirken çok cimri davrandığı bir gerçek. ABD’nin en kolay vize veren ülke olması belki de yabancı öğrencilerin tercihlerini de etkiliyor. Kanada’ya vize almak hem zor hem de vize edinme süreci hala çok uzun. Belki de Kanada’nın en zor vize veren ülke durumundan kurtulmasının vakti geldi de geçiyor.

Kanada daha çok yabancı öğrenciyi dolayısıyla uluslararası eğitim sektöründen daha fazla payı hak ediyor.  


Murat Kandemir, 28 Haziran 2015