13 Mayıs 2015 Çarşamba

Kanada’ya En Çok Göçmen Gönderen Yedi Ülke

Kanada Vatandaşlık ve Göçmenlik Bakanlığı (CIC) verilerine göre 2004 ve 2013 arasında bir milyondan fazla insan yeni bir hayata başlamak üzere Kanada’ya geldi. Göçmenlerin geldiği ülkeleri bilmek yeni Kanadalıların kültürel geçmişleri ve Kanada’nın çokkültürlü yapısı hakkında fikir sahibi olmamıza yardım edecektir.

Kanada’ya en çok göçmen gönderen ülkeler listesi şöyle sıralanabilir.

1.Çin Halk Cumhuriyeti. Dünyanın en kalabalık ülkesi Kanada’nın yeni göçmenlerinin çoğunluğunun geldiği ülke aynı zamanda. 2004 – 2013 arası 326.067 Çinli, Kanada göçmeni ve/veya vatandaşı olmuş durumda.   

2.Hindistan. Gelenek bozulmadı ve dünyanın en kalabalık ikinci büyük ülkesi Kanada’ya en çok göçmen gönderen ülke olmaya devam ediyor. 2004 ve 2013 döneminde 310.513 Hindistanlı Kanadalı olmuş.

3.Filipinler. Tropikal ada devleti olan Filipinler’den Kanada’ya yeni bir hayat için gelenler oldukça fazla. Aynı dönem içinde 263.076 Filipinli daha iyi hayat şartları ve yeni bir ülkede yaşama amacıyla pasifiği geçerek Kanada’ya yerleşmiş.

4.Pakistan. Okuryazarlık seviyesinin düşük olduğu yolsuzluk, fakirlik ve terörizmle uğraşan Pakistan’ın Kanada’ya ilgisi artarak devam ediyor. Kanada’ya Pakistan’dan gelen göçmen sayısı son on yıl içinde 105.283.

5.Amerika Birleşik Devletleri. Kulağa inanılmaz gibi geliyor ama son on yılda 85.848 Amerikalı Kanada’ya yerleşmiş bulunuyor. ABD ve Kanada en uzun sınırı paylaşmalarının dışında benzer ekonomik ve kültürel ögelere sahipler. Daha sıcak olan ABD’den göreli olarak daha soğuk Kanada’ya gelmenin motivasyonu nedir peki? Kanada’da sağlık bakım hizmetlerinin bedava olması güçlü bir neden olabilir mi?

6.İngiltere. Britanyalıların da Kanada’ya ilgileri hiç azalmamış görünüyor. Son on yılda 74.951 Britanya vatandaşı Kanada’ya yerleşmiş. Ortak tarih ve dil Kanada’ya gelen İngilizlerin daha rahat uyum sağlamasına yardımcı oluyor.

7.İran. Dünyada tüm temel insan özgürlüklerini vatandaşlarına pek sağlamayan İran son zamanlarda Batılı ülkelerin koydukları ambargolar yüzünden ekonomik olarak oldukça sıkıntılı günler geçirdi. 2012’de Tahran’daki Kanada büyük elçiliği kapatılmıştı. 2004 ve 2013 arasında 73.474 İranlı Kanada’nın yolunu tutmuş.  


Murat Kandemir, 13 Mayıs 2015

12 Mayıs 2015 Salı

Mahkeme Ottawa’nın Ayrımcı Davasına Karşı Başvurusunu Reddetti

150 göçmen işçi beraber açtıkları davada Kanada’nın yeni kalifiye işçi programının (FSTP) ayrımcı olduğunu iddia ediyor.

Ottawa kalifiye işçileri hedefleyen yeni göçmenlik programının İngilizce konuşmayan ülkelere karşı ayrımcı olduğu iddiasıyla yapılan mahkeme başvurusunu engellemeye çalıştı.

Bu hafta Kanada Federal Mahkemesi, federal hükümetin 150 işçi tarafından açılan ve FSTP’nin sadece İngilizce konuşan kişilere daimi ikamet şansı verdiğini iddia ettiği mahkeme başvurusunun iptal edilmesi talebini reddetti.    

Karar ortak davanın mahkemede görüşülecek olması anlamına geliyor.

Mahkeme hakimi Russel W. Zinn kararında, “davalının iddiası, bana göre, davacının iddasının temelsiz  ya da delilden yoksun olduğu iddiasıdır fakat bu toplanacak delillere ve iddiaları destekleyip desteklemediğine göre değişecektir” diye yazdı.  

Davacı işçiler İtalya, Portekiz ve Polonya’dan gelip Kanada’da çalışma izinleri ile en az iki yıl çalışan işçilerden oluşuyor. 2013 yılında FSTP programı altında daimi ikamet sahibi olmak isteyen mevsimlik işçilere dil testinden geçmesi şartı konmuştu.

İddia sahipleri başvurularının kendilerine iade edildiği ve başvurularının istenen dil testlerinden geçemedikleri ya da test sonuçlarını sunmadıkları sebebiyle göçmenlik yetkilileri tarafından hiç incelenmediğini ileri sürdü.   

Avukatların argümanı Kanada göçmenlik kanunları altında federal kalifiye işçi programı başvurularında başvuru sahibinin Kanada’da ekonomik olarak başarılı olacağı durumunda başvurunun açıp incelenmesi gerektiği kuralı.

Federal hükümetin iptal isteminin reddedilmesiyle davanın usül olarak kabul edilmesi ve mahkemede görülmesi kararının verilmesi davacılar tarafından sevinçle karşılandı. Davacıların bazılarının çalışma izinleri bitti bile. Avukatları şimdi göçmenlik görevlilerinin çalışma izni bitmiş bazı müvekkillerini ülkeden sınır dışı etmeye kalkışmasından endişe duyuyor.

Mahkeme federal hükümete savunma beyanı vermesi için 30 gün süre verdi.


Murat Kandemir, 12 Mayıs 2015

9 Mayıs 2015 Cumartesi

Kanada C-51 Yasa Tasarısı Kanunlaşma Yolunda

Kanada’da federal liberallerin desteğiyle muhafazakar hükümetin tartışmalı anti-terör yasa tasarısı 6 Mayıs’ta 183’e karşı 96 oyla Avam Kamarası’ndan geçti.

Liberallerin lideri Justin Trudeau ve sol NDP parti lideri Thomas Mulcair oylamada hazır bulundu. Başkan Stephen Harper Avrupa’da olduğu için oylamaya katılamadı.

Aylar süren tartışma sonrası C-51 yasa tasarısı son adımın tamamlanması için Senato’ya gönderildi. Tasarının yasalaşması için gerekli olan Krallık izninin birkaç hafta içinde çıkacağı tahmin ediliyor.

Bazı milletvekilleri konuyla ilgili olarak Twitter’den yaptıkları paylaşımlarda karara itiraz ettiler ve yasa tasarısını destekledikleri için Liberalleri topa tuttular. 

Yasa tasarısı bir kişinin ulusal güvenliğe tehdit eden birisi olarak görülmesi için gerekli olan eşik kriteri düşürüyor ve Kanada’nın güvenlik ve istihbarat birimlerine kurumlar arası bilgi talebine ve paylaşmasına yetki veriyor.

Halk Sağlığı Bakanı Steven Blaney geçen Salı günkü üçüncü okumada, “Parlamento üyeleri benim defalarca güvenlik olmadan özgürlük olmaz dediğimi duymuşlardır. Buna güvenlik olmadan refah olmazı da ekliyorum.” [1] diyerek tasarıyı savunmuştu.

NDP’nin güvenlik eleştirmeni Randall Garrison hükümetin korkuyu kullanarak bir yasa tasarısının kanunlaşmasını sağladığını belirtti.

Garrison “Hükümetin korku politikasıyla C-51 Yasa tasarısını Parlamento’dan geçirme niyeti olduğu açıktı” dedi. [2]

NDP milletvekili Liberalleri “sivil özgürlüklerimize bir tehdit” olarak gördüğü çok geniş kapsamlı bilgi paylaşımını destekledikleri için eleştirdi.

Liberaller sene başında ülkenin anti terör yasasında yapılacak değişiklikleri destekleyeceklerini fakat seçimleri kazandıklarında yasal mevzuatı revize edecekleri tahhüdünde bulunmuşlardı. Özellikle güvenlik organları üzerinde gözetim sözü vermişlerdi.

Yasa tasarısı Ekim ayında Parlamento saldırısında Kanadalı askerler Nathan Cirillo ve Patrice Vincent’in Ekim’de öldürülmelerinin ardından hazırlanmıştı.

Tasarı hem ulusal hem de uluslararası gazete ve sivil özgürlük kuruluşlarının dikkatini çekmişti.

The Globe and Mail gazetesinde editoryal kurulu tarafından Salı günü oylama arefesinde tasarıyı kuşkulu bulan bir yazı yayınlanmıştı.

Yazıda, “Hükümet Kanada’nın anayasal güvencelerinin zayıflatılmasını haklı çıkaracak hiçbir neden sunamamıştır. Terörizmle savaşmak için daha fazla güce ihtiyacı olduğunu belirtmiş ve herhangi bir kişinin C-51 Yasa Tasarısı aleyhinde konuşmasını engelleme yolunu seçmiştir” dendi.

Eski ulusal güvenlik dairesi (NSA) çalışan Edward Snoweden yasa tasarısındaki maddelere dikkat çekerek Kanadalıları çok dikkatli olması konusunda uyardı.

Federal özel hayatın gizliliği denetçisi Daniel Therrien’de kendi endişelerini paylaşarak kişilerin şahsi bilgilerinin korunması açısından tasarıdaki maddelerin yetersiz olduğuna dikkat çekti.  

“Sadece terörist şüpheliler değil tüm Kanadalılar bu ağın içinde yakalanabilir.” diye yazan Therrien, “Özellikle Kanadalıların hükümetle paylaştıkları çok hassas bilgileri göz önüne alırsak özel hayatın gizliliği ciddi bir durumdur” diye ekledi. Therrien’e göre özel hayatın gizliliğinin potansiyel ihmali oldukça yüksek.  

C-51 Yasa Tasarısı Nedir?
Bu senenin Ocak ayı sounda parlamentoya sunulan C-51 yasa tasarısı Kanada’nın dönemin Liberal hükümeti tarafından 11 Eylül sonrası uygulamaya koyulan anti-terör kanunlarını oldukça revize etmektedir.

Yasa tasarısı Kanada’ya karşı terörizm tehditlerinin yüksek olduğu bir döneme denk geldi. Ekim ayında Kanada parlamentosuna yapılan saldırı ve öldürülen iki Kanadalı asker ve Paris’teki Charlie Hebdo ofisine yapılan saldırılar hükümet yetkilileri tarafından yasa tasarısının haklılığının savunulmasında bolca kullanıldı.   

Hükümet kanadından çeşitli bakanlar tasarıyı hükümetin Kanadalıları “jihadist teröristlere” karşı koruyacaklarının bir taahhüdü olarak ifade ettiler.

Yasa tasarısı polis yetkililerine “Kanada’nın güvenliğini tehlikeye atacak” faaliyetlere karşı olağanüstü yetkiler veriyor.

C-51 Yasası Günlük Hayatınızı Şu Şekilde Etkileyecektir [3]

1-Özel bilgileriniz artık “özel” değil. Size özel bilgiler ve hükümetle yaptığınız tüm haberleşme ve işlemler çok genel sebeplerle –ki terörizm bunlardan bir tanesi– diğer her türlü hükümet organlarıyla paylaşılabilecek. Yasa tasarısı birisi tarafından elde edilen her türlü bilginin herhangi birisine ifşa edilmesine ve bilginin herhangi bir sebeple kullanılmasına izin veriyor. Bilgilerin paylaşılacağı devlet organlarına baktığımızda kişilerin sağlık, pasaport başvuruları, vergi beyannamesi başvuruları gibi birçok konuda bilgi baylaşımından bahsediyoruz. Bu yasayla Kanadalıların hedef alınmadığı iddialarına karşın bilgiler Kanada’nın istihbarat teşkilatlarından olan CSE (İletişim Güvenlik Kurumu) ile de paylaşılabilecek. CSE Kanada Savunma Bakanlığı’na bağlı olarak ülkenin sinyal istihbaratından ve Kanada hükümetinin elektronik veri ve iletişim ağlarının güvenliğinden sorumlu.

2-Masum ifadeler terörizmle ilişkilendirilebilir. C-51 yasası yayın suçlarının kapsamını “genel olarak terörizm suçlarını” destekleyecek veya teşvik edecek nitelikteki ifadeleri dahil edecek şekilde genişletildi. Yasadaki ilgili suç maddesi terörist bir amaç olması gerekmeyecek şekilde genel olarak yazılmış. Yani niyetiniz ne olursa olsun özel olarak gündemdeki tartışmalı konular için sunduğunuz çözümler ya da tartıştığınız bir akademik fikir dinleyen ya da okuyan kişinin terörizm suçu işlemesine sebep olacağı sebebiyle size karşı suç unsuru olarak kullanılabilir. Tasarıdaki ifadeyle “dikkatsiz olmanız” beş yıl hapse mahkum olmanıza sebep olabilir.   

3-Online yayınlar sansürlenecek. Yasayla birlikte internet ve telekom hizmet sağlayıcıları, bir hakimin terörist propaganda olarak tespit ettiği yayınları ya da terörist propogandayı sağlayacak herhangi bir şeyi ortadan kaldıracak. IŞİD (ISIS) veya Boko Haram gibi gruplardan yayınlanan videolara bağlantılar sunmanız bu tür grupları kınasanız dahi engellenecek, internet sitenizden ya da sosyal medya hesaplarınızdan kaldırılacak. Online olarak gizli kalma hakkınız olmasına rağmen bu yasayla paylaşımlar bulunduğunuz için kimliğiniz ve yeriniz açıklanabilecek.   

4-Protesto yapmak devletin sizi gözlem altına almasına sebep olabilir. Kanada güvenliğini tehlikeye atacak tüm aktiviteler kapsamı C-51 yasasında Kanada ekonomisi ve altyapısını engelleme unsurunu da dahil edecek şekilde genişletildi. Yasal protestolar kapsam dışı fakat gerekli izni olmayan protestolar ve grevler sorunlu olacaktır. Aborjinlerin arazi haklarını savunmak, kum petrol yatakları ya da boru hatlarını protesto etmek ya da RCMP’nin (Kanada Kraliyet Polisi) hedef aldığı çevreci örgütlerde etkin olmak sizin mimlenmenize ve izlenmenize sebep olacak veya “yasadışı” sayılan aktivitelere bulaşmanız sebebiyle tutuklanmanıza sebep olacaktır.  

5-Seyahat özgürlüğünüz kısıtlanabilir. C-51 yasa tasarısıyla devlet Yolcu Koruma Programı’yla (Passenger Protect Program) terörizm suçuna karışma ihtimali olanları uçuşa yasak listesine (no-fly list) ekleyebilir. Bu listeye eklenen kişilere havalimanlarında sebep gösterilmeksizin uçuş kartı verilmeyecek ve listeye dahil edilme kriteri “direk tehdit” seviyesinden “makul şüphenin varlığı” seviyesine düşürülebilecek. Bu listeye eklendiğinizde isminizi listeden çıkarmak için mahkeme kararı çıkarttırmak zorunda kalacaksınız. Bu süreçte hükümet duruşmaların siz ya da avukatınız olmaksızın gizli yapılmasını dahi isteyebilecek. 

6-Eşyalarınıza el konabilir. Kanada gümrük görevlileri eşyalarınızı incelemek ve terörist propagandası olarak saydığı her türlü yazı, döviz, görünür materyal veya ses kaydına el koymak için yüksek yetkiye sahip olacaklar. Bu arama yetkileri bilgisayarınızı ve telefonunuzu da kapsayacak ve görevliler istediğine el koyabilecekler. Örneğin terörist gruplar hakkında bilgi veren ya da mülakat notları içeren bir kitap veya DVD’ye el konacaktır.

Murat Kandemir, 9 Mayıs 2015

[1] Harper’s Anti-Terror Bill C-51 One Step Closer To Becoming Law http://www.huffingtonpost.ca/2015/05/06/bil-c-51-anti-terrorism-passes-vote_n_7227520.html
[2] Harper’s Anti-Terror Bill C-51 One Step Closer To Becoming Law http://www.huffingtonpost.ca/2015/05/06/bil-c-51-anti-terrorism-passes-vote_n_7227520.html
[3] Canadian Journalists for Free Expression (CJFE)  https://cjfe.org/blog/top-6-ways-you-will-be-affected-bill-c-51

30 Nisan 2015 Perşembe

Kanadalı Babanın Oğlu İçin Verdiği Vatandaşlık Mücadelesi

Kanadalı baba oğlunun vatandaşlık statüsü için başkent Ottawa’yı mahkemeye vermeye hazırlanıyor.

En küçük oğlunun Kanada vatandaşı olarak kabul edilmesi için bir süredir hukuk mücadelesini sürdüren Ontariolu baba federal hükümeti mahkemeye vermeyi planlıyor.

Baba, Paul Compton, bir oğlunun Kanadalı diğer oğlunun Kanada vatandaşı olmamasına sebep olan yasal değişikliklere karşı yetkililer tarafından kendisine verilen tüm yasal tavsiyeleri izlediğini belirtiyor.

Küçük oğlunun Kanada vatandaşlığı sorununun çöüzlmesi için aylardır bekleyen 45 yaşındaki baba tavrını sertleştirerek avukatı aracılığıyla Kanada Vatandaşlık ve Göçmenlik Bakanı Chris Alexander’e bir ultimatom verdi.

Compton’un avukatı gönderdikleri mektupta Bakan Alexander’e beş yaşındaki oğlu Mateo’ya vatandaşlık vermeleri için 10 gün süre verdi ve bu sürede bir şey yapılmazsa federal mahkemede dava açılacağı ifade edildi.

Avukat Cecil Rotenberg, konuyla ilgili yapılan bir röportajda bakan Alexander’in evet veya hayır deme hakkı olduğunu ama bu konuda hiçbir şey söylememe ya da yapmamasını bir karar olarak algılamayacaklarını düşünerek onu mahkemeye vereceklerini söyledi.

Bakan Alexander’ın karar verme yetkisi veya verdiği bir karar bir çocuğun menfaatinin öncelikli göz önüne alınması kuralını ihmal sebebiyle mahkemeye götürülebiliyor.

Avukat Rotenberg, babasının ve abisinin Kanada vatandaşı olduğu küçük çocuğun vatandaş olarak kabul edilmemesinin uygun olmadığı düşüncesinde.

Compton ailesinin küçük çocuğu neden vatandaş olamıyor?

2009 yılında Vatandaşlık Yasası’nda bir düzenleme yapılmış ve Kanada vatandaşlığının nesilden nesile aktarılması kısıtlanmıştı. 2009 yılından beri Kanada vatandaşlığı yurt dışında doğan ilk nesile geçebiliyor. Yani siz Kanada vatandaşı olduğunuzda yurtdışında çocuk sahibi olursanız çocuğunuz Kanada vatandaşı olabiliyor ama onun Kanada dışında doğan çocuğu vatandaş olamıyor.  

Anne-babası Kanadalı olan Compton ebeveynlerinin üniversite okuduğu dönemde İskoçya’da doğdu. Compton Peru’da çalışırken orada doğan çocuğu Mateo’nun Kanada vatandaşlığı başvurusu reddedilmişti.  

Compton, hükümetin bu yeni kuraldan etkilenen kişilere verdiği benzer tavsiyeye uyarak Kanada’ya döndü ve Perulu karısı ve oğlu için daimi ikamet başvurusunda bulundu. Başvuru üzerinden bir yıl geçti ve hala sonuçlanamadı.

Göçmenlik bakanlığı yetkilileri başvurunun normal bekleme süresi içinde olduğu ve değerlendirildiği savunmasını yaptı.

Kanada vatandaşlık bakanlığı yetkilileri bu başvurunun profesyonel bir şekilde değerlendirildiğini belirterek Kanada vatandaşlığı yasası üzerinde yapılan revizyonları savunuyor.

Yapılan savunmada Kanada vatandaşlığının bir hak değil bir ayrıcalık olduğunun altı çizilerek yasada yapılan tüm revizyonların Kanada vatandaşlığının değerini arttırmaya yönelik olduğuna dikkat çekildi.

2009’dan beri Kanada vatandaşlığı yurtdışında sadece bir nesil aktarabiliniyor.

Baba Compton oğu Mateo’ya insani ve şefkat temellerinde (H&C grounds) derhal Kanada vatandaşlığı verilmesini ve ayrıca karısının daimi ikamet başvurusunu da hızlandırılmasını istiyor.  

Campton davası benzer durumda olan diğerleri için de emsal teşkil edecek nitelikte.

Compton davası süredursun biz aynı durumda olanlara bir tavsiye verelim. Ya doğarak ya da sonradan bir şekilde Kanada vatandaşı olduğunuzda Kanada dışında doğan çocuğunuz Kanada vatandaşı olacaktır. Kanada vatandaşı olan çocuğunuzun iş ya da başka bir sebeple bulunduğu yurtdışında çocuğu olursa Kanada vatandaşı olamayacaktır. Bu durumda verilecek en mantıklı tavsiye Kanada vatandaşı yapamadığınız çocğunuzu derhal daimi ikamet başvurusuyla Kanada’ya sponsor etmektir. Bu biraz uzun sürebilir. Fakat kimbilir? Belki de Campton davasıyla bu durumdan etkilenenlere özel bir uygulama hayata geçirilebillir.

Murat Kandemir, 30 Nisan 2015

Kanada’ya Gelen Yeni Göçmenler Ortalama 47.000 Dolar Getiriyor

Yapılan yeni bir araştırmaya göre Kanada’ya gelen yeni göçmenler beraberlerinde ortalama 47.000 dolar getirirken bu paranın yarısını ülkeye yerleşmek için kullanıyorlar.

Bank of Montreal (BMO) tarafından hazırlanan bir rapora göre ülkeye gelen yeni göçmenlerin beşte biri yanlarında birikmiş para getirmiyorlar.

Anket araştırmasına göre yeni gelen göçmenlerin Kanada’ya barınma, mobilya vs. gibi ilk yerleşim masraflarını yaptıktan sonra ortalama 20.000 dolar paraları kalıyor.

Kanada’ya son on sene içinde göç eden göçmenlerin katkıda bulunduğu BMO araştırması yeni Kanadalıların ülkede karşılaştıkları maddi sorunların belirlenmesini amaçladı.

Ankete katılan yeni Kanadalıların yüzde 53’ü ülkeye taşınıp ilk yerleşim masraflarını yaptıktan sonra kalan paralarını emeklilik için kullanmayı düşündüklerini, yüzde 49’unun ise çocukların eğitimi için kullanmak istediklerini belirtti. Araştırmada ülkeye yerleştikten sonra parası kalanların yüzde 44’ünün kalan parayı ev almak ya da seyahate çıkmak için ayırdıkları ortaya çıktı. Araştırmaya katılanların üçte ikisi de ortalama 2.300 doları düzenli olarak aylık ya da düzeniz olarak anavatanlarında kalanlara (akraba, arkadaş vs.) gönderdiklerini belirttiler.

Katılımcıların yüzde 67’si Kanada’ya geldikten sonra hayat standarlarının iyileştiğini yüzde 27’nin de hayat tarzının son derece geliştiğini dile getirdi.

Ankete göre British Columbia eyaletine gelen yeni göçmenler yanlarında 86.270 dolar getirirken Alberta’ya yerleşen göçmenlerin yanlarında 28.784 dolar civarı para getirdikleri göze çarptı. Fransızca bölgesi Kebek bölgesine gelenler ise yanlarında sadece 36.527 dolar getiriyorlar.   

Pollara tarafından yapılan anket 4-19 Şubat 2015 tarihleri arasında online olarak Kanada’ya göç eden 507 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Yeni bir ülkeye yerleşmek hem maddi hem de manevi açıdan zor bir süreç. Özellikle evli ve çocuklu olanları oldukça zor günler bekliyor. Çocuklar taşındıkları yeni mahallede tanıştıkları yeni kültüre ayak uyduracaklar hem de yeni okullarına alışacaklar. Eşler bu sırada İngilizce dil sıkıntısını aşmaya çalışırken aynı zamanda iş arayacaklar. Türkiye’de yaptığınız işinizde Kanada’da iş bulmanız zaman alacak. Bu yüzden Kanada’da ilk bir sene hiç iş bulamayacakmışsınız gibi kendinizi hazırlamanız gerekir. Bunun için bir sene size yetecek kadar para olmalı. Bu süre zarfında bulunduğunuz mahalledeki sosyal servis ofislerinden kariyer anlamında destek alabilir ve iş fuarlarına katılabilirsiniz. Devletin ücretsiz sağladığı İngilizce dil kurslarına kayıt yaptırarak Kanada kültürüne alışma sürecini daha az hasarla atlatabilirsiniz. Göçmen ülkesi Kanada’da hedeflediğiniz meslek alanında araştırma yapmalı ve gerektiğinde gönüllü olarak çalışmalarda bulunmalısınız.  

Kanada, başka bir ülkede doğmuş göçmen sayısı en fazla olan G8 ülkesidir. Bu bir tesadüf değildir. Kanada tüm dünya ülkelerinde yaşayan profesyonel işgörenlerin tercih ettiği bir göçmen ülkesidir. Ülke çocuk büyütmek ve kariyerini ilerletmek isteyenlere eşşiz fırsatlar sunar.  


Murat Kandemir, 27 Nisan 2015  

28 Nisan 2015 Salı

Kanada Federal Temyiz Mahkemesi Kararı: Vatandaşlık Yemini Peçeli Yapılabilir

Federal Mahkeme’nin 6 Şubat 2015 tarihli kararının yürütmesini kaldıran Federal Temyiz Mahkemesi kararı sonrası vatandaşlık yemini talimatları yeniden düzenlendi.

Kanada Başbakanı Stephen Harper peçe (nikab, burka) için “kadın karşıtı bir kültürün” unsuru olduğunu ve vatandaş olma seremonisi esnasında yüz kapatmanın bir kadın için “kırıcı” olduğunu belirtmişti.

Yapılan anketlerde halkın büyük çoğunluğunun Başbakan Stephen Harper ile aynı fikirde olduğu ve peçeyi bir “baskı” aracı olarak gördükleri ortaya çıkmıştı.

Peçeyi takanlar da bunu kendi özgür seçimleriyle yaptıklarını belirterek Kanada’nın kendilerine kendileri gibi olma şansı verdiklerini söyleyerek kendilerini savunmuşlardı.

Kanada Göçmenlik Bakanlığı’nı mahkemeye götüren Zunera Ishaq, kendisinin 2013’te peçe ile yemin ederek Kanada vatandaşı olabildiğini çünkü bir kadın görevlinin yardımıyla özel bir alanda bunu yapmasına izin verildiğini belirtti. Zunera Ishaq 2011’de kadınların yemin esnasında herkesle birlikte yüzlerinin görünmesi kuralını mahkemeye götürdü. İfadesinde kadınlara özel bir odada başkaları tarafından görünmeyecek bir şekilde yüzü açık olarak yemin alınması uygulamasının devame etmesini isteyerek herkesin içinde yüzünü açmasının dışarda yüzünün örtülmesini emreden Sünni İslam’ı geçici olarak terketmesini gerektirdiğini belirterek inancına aykırı olduğunu iddia etmişti.

Vatandaşlık yemini yapacak ve tüm yüzü kapalı olan kadınların seremonide yer almasına devam edilecek.

Yüzü gözükmeyecek şekilde peçe ile kapalı olan adaylar belirlenecek ve bu kadın adayların kimliği teyit edilecek. Bu teyit sadece kimlik belirlemesi için kadın bir görevli tarafından yüzü peçeli vatandaş adayını rahatsız etmeyecek şekilde özel bir alanda gerçekleştirilecek. Kadın görevli peçeli vatandaş adayının yüzüne sadece başvuru formundaki kişi olup olmadığını teyit için bakacak. Vatandaş adayının yüzünü kadın görevliye göstermek mecburiyeti vardır. Göstermeyen aday vatandaşlık yemin seremonisine alınmayacak.

Yemin edecek kişilerin dini, kültürel hassasiyetleri göz önüne alınmak zorunda. Mesela Kanada standardlarındaki davranışlar başka kültürel arkaplana sahip kişilerce uygunsuz bulunabilir. Bazı kültürlerde kadınların erkeklerle kısıtlı el temasları buna bir örnektir. Kültürel farklılıklardan dolayı bu durum son derece doğaldır. İşte bu yüzden vatandaşlık seremonileri tüm kültürlerin eşit derecede saygı gördüğü özel anlardan birisi olmalıdır ve tüm vatandaş adaylarının kendilerin rahat hissedeceği bir ortam yaratmalıdır.

Kraliçe’ye yemin etmek isteyenler yemin edecek (swear) etmek istemeyenlerse sadece tasdik edebilecek (affirm). Seremoninin yapıldığı yerlerde çeşitli dinlere ait kutsal kitaplar hazır bulunduruluyor. Yemin herhangi bir kitap üzerine değil de sadece sağ el kaldırılarak tasdik edilebilir.  

Bilindiği gibi vatandaşlık hakkı kazanan kişilerin vatandaşlık hakimi yada Bakan tarafından görevlendirilen bir yetkili önünde vatandaşlık yemini yapması gerekiyor.

Vatandaşlık Yemini 14 yaşından büyüklerin Kanada vatandaşı olma sürecinin son aşamasını teşkil ediyor.

Genellikle toplu olarak yapılan vatandaşlık yemin seremonileri Kanada Göçmenlik ve Vatandaşlık Bakanlığı (CIC) tarafından her eyalette düzenli aralıklarla çeşitli merkezlerde düzenleniyor.

14 yaşından büyük olan ve Kanada vatandaşlık başvurusu yapmış ve gerekli tüm şartları taşıyan herkes vatandaşlık yemini edebilir. Yemin etmesi istenen ve tüm aşamaları tamamlamış adaylara CIC tarafından Vatandaşlık Yemini Çağrı Belgesi (Notice to Appear to Take the Oath of Citizenship) gönderilir. Gönderilen belgede katılması istenen yemin seremonisinin yapılacağı tarih ve yer hakkında detaylı bilgi verilir.

Kanadalı ebeveyne sahip vatansız kişiler ve zihinsel engelli kişilerin yemin etmesi gerekmez. Zihinsel yetersizlik durumunda bunun medikal bir belge ile ispatlanması gerekir.

Cezaevinde hükümlü, tutuklu ya da şartlı salıverilmiş ya da Vatandaşlık Yasası ya da diğer ilgili yasalarca ciddi suçlarca yargılanmış, yargılanmakta olan ya da RCMP ya da Adalet Bakanı’nın herhangi bir soruşturması altında olanlar ya da Savaş Suçları ve İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar Yasası uyarınca suçlanmış, yargılanmakta olan ya da hüküm giymiş veya kararı temyiz eden kişiler vatandaşlık yemini edemezler.

Murat Kandemir, 28 Nisan 2015 

Kanada’ya Yerleşen Yeni Göçmenler Beklenmedik Maliyetlerle Karşı Karşıya

Vatanlarını terkedip aileleriyle birlikte Kanada’ya yerleşen yeni göçmenler yanlarında ortalama 47.000 dolar getiriyorlar.

Geçen haftalarda yayınlanan Bank of Montreal Bankası (BMO) araştırması son on yıl içinde Kanada’ya yerleşen 501 göçmenin katılımıyla hazırlandı. Göçmenlerin yerleştikleri yeni ülkede karşılaştıkları maddi zorlukları gün ışığına çıkarmayı amaçlayan raporda yeni gelenlerle ilgili ilginç bilgiler paylaşıldı.

Pollara tarafından yapılan anket 4-19 Şubat 2015 tarihleri arasında Kanada’ya son on yıl içinde göç etmiş 507 kişinin katılımıyla yapıldı.

Göçmenlerin Kanada’ya gelirken yanlarında getirdikleri paranın yarısını ülkeye yerleşmek için gerekli olan giderlere (kira, mobilya, araba vs.) harcadıklarını ortaya çıkaran BMO araştırmasına göre Kanada’ya göç eden yeni göçmenlerin beşte birisi yanında para getiremiyorlar.

Çok kısıtlı maddi imkanlarla ülkeye gelenleri ise beklenmedik masraflar bekliyor. Ülkelerinde çeşitli işlerde çalışan meslek sahipleri Kanada’da kendilerini iş ararken buluyor ve neredeyse her mahallede bulunan sosyal servis ofisleri ya da çeşitli organizasyonların yardımlarıyla çeşitli eğitimlerde buluyorlar. Kariyerlerinde iş bulmanın zorluğunu gören yeni göçmen adayları çeşitli dil ve kariyer kurslara kayıt oluyorlar.

Kanada’ya yeni yerleşen ve yanlarında toplu para getirmeyen aileler özellikle gıda ve sebze, meyve fiyatlarının ülkelerine göre daha pahalı olduklarını farkediyorlar. Mesela Türkiye’de satılan mallarda KDV dahilken Kanada’da rafta aldığınız malın fiyat etiketine yazar kasada verginin ayrıca eklendiğini görüyorsunuz. Bu da sizi alış veriş yaparken daha dikkatli davranmanızı gerektiriyor. Kasada sizden isetenen ürünün fiyatı için kasiyere “ama raftaki fiyatı farklı” falan demeyin.

Yanlarına belli bir miktar para getiremeyen yeni göçmenler ülkede istedikleri meslekte hemen iş bulamadıklarından dolayı hayatta kalmak için çeşitli işlerde çalışmak durumunda kalıyorlar. Ayrıca ülkede yeni oldukları için kolayca kredi kartı elde edemedikleri için mutfak alış verişleri cok sıkıntılı bir süreç olabiliyor.

Kiralanan bir ev için en az üç aylık depozit istenmesi herhalde en büyük zorluklardan birisi. Ulaşım için de ayrı bir bütçe ayırmak sözkonusu. Toronto merkezde yaşayan birisi Metropass toplu taşıma kartı ile otobüsler ve metro ile uygun sehayat edebilirken Halton ve Ontario gibi bölgelerde şehirlerde olduğu gibi bir toplu taşıma hizmetleri olmaması sebebiyle oldukça zorluk yaşayabilir ve bu durum onları bir araba edinmek zorunda bırakabilir. Tabi araba diyince araba ücreti dışında aylık ödenen kasko sigortasından bahsediyoruz. Yakıt ve bakım ücretlerinin dışında araç sigortaları oldukça yüksek. Hele birde ülkede yeniyseniz ödeyeceğiniz aylık sigorta bedeli maksimumdan olacaktır.

Herhalde burda söylemem gereken en önemli diğer gider kalemide çocuk bakım ücretleri olacaktır. 2 buçuk yaşından küçük bir çocuğun aylık bakım ücreti ortalama 2.000 dolarken ana okulu çocuğu için bu tutar aylık 1.500 dolar olarak beklenmelidir. Minimum yevmiye ödenen bir işin size aylık getirisinin ortalama 1.800 dolar olacağını hesaba katarsanız durumun ciddiyeti ortaya çıkacaktır. Devlet çocuk bakım yardımı almak için çok uzun bekleme süresinin olduğunu da söyleyeyim.

Tüm bunlara ek olarak yeni yerleştiğiniz ülkede ilk dönemi daha az sancılı atlatmak üzere devlet yardımı almak için sosyal hizmetlere de başvurabilirsiniz.


Murat Kandemir, 28 Nisan 2015